OKUL ÖNCESİ ETKİNLİKLERİ "Hayallerinizi Sınırlamayın" » OKUL ÖNCESİ TÜRKÇE DİL ETKİNLİKLERİ » HİKAYE ETKİNLİKLERİ » Titrek Tavşan

HİKAYE ETKİNLİKLERİ Hikaye Etkinliklerimiz...

Yeni Konu Aç Konuyu Cevapla

     
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 10-28-2011, 04:32 AM   #1 (permalink)
Yasemin ORDU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik: Feb 2010
Mesajlar: 1.657
Aldığı Beğeni: 265
Beğendikleri: 13
Titrek Tavşan

Sponsorlu Bağlantılar
Ormanda her gün kurulmakta olan tavşanlar pazarı havanın kararmasıyla birlikte dağılıyordu. Sergisini toplayan tavşan pazar yerini terk edip gidiyordu. Vakit geç olup da pazar yerinde tavşan kalmayınca bir tavşan pazara gelirdi. Sırtında boş çuvalıyla ve bu boş çuval tezgah altlarında kalmış kıyıya köşeye atılmış satılmamış havuçlarla ve bazıyiyeceklerle dolacaktı. Daima gölgelerden acaba bir gören olur mu korkusuyla yorgun ve titrek adımlarla. İşte bu tavşan yoksul yetim garip bir tavşandı. Adı Titrek Tavşan’dı. O böylesine bir düşkünlük içinde olmanın çıkar yol olmadığını biliyordu. Fakat çaresizdi. Bir yuvası vardı bu yuvada iki de oda. Bu odalardan birinde çok sevdiği Pembe Tavşan ve iki yavrusuyla birlikte kalıyordu. Diğer odada ise havuç yetiştiriyordu. Artık ne kadar havuç yetiştirebilir bunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Havuçlar olgunlaşınca Titrek Tavşan bunları satacak ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışacaktı.

Bir gün Titrek Tavşan ormanın karşısındaki tepeye doğru yürüyüşe çıkmıştı.Tepenin gerisinde deniz görünüyordu. Sahil yakındaydı. Birden kumların üzerinde bir martı dikkatini çekti. Bu martı kanadı kırık yaralı bir martıydı. Uçamıyordu. Oldukça zor durumdaydı. Çünkü çevresi sekiz tane yengeç tarafından kuşatılmıştı. Kanadı kırık yaralı martı yengeçlerle amansız bir ölüm kalım savaşına girmişti. Kurtulmak için ileri atıldıkça önü bir yengeç tarafından kesiliyor ve yengeç korkunç kıskacıyla martıyı yakalamak istiyor fakat martıcanhıraş feryatlarla karşı koyuyor gitgide tükenmekte olan gücüyle hayatını savunuyordu.

Titrek Tavşan bu durumu görmezden gelemezdi. Tüm cesaretini toplayıp martının yardımına koştu.Yengeçler daha ne olduğunun farkına varamadan
martıyı kucağına aldığı gibi bir keklik gibi sekerek onların aralarından sıyrıldı. Hızla koşarak olayı ilk gördüğü tepeye çıkan Titrek Tavşan kucağındaki martının bayılmış olduğunu fark edince onun iyi bir bakıcıya ihtiyacı olduğunu düşünerek balıkçı Ziya Kaptan’ın yaşadığı deniz kıyısındaki kulübeye geldi. Martıyı Ziya Kaptan’a teslim eden Titrek Tavşan yuvasına geri döndü.

Aradan bir ay geçti. Geçen zamanla birlikte havuçlar olgunlaşmıştı. Titrek Tavşan havuçları pazarda sattı. Kendine Pembe Tavşan’a ve yavrularına elbise aldı. Ne zamandır hep aynı elbiseleri giymekten bıkmıştı rengi solmuş yamalıelbiseleri…Yoksulluk ömür boyu mu sürecekti? Hep böyle yoksul mu kalacaklardı? Yoksulluğun bir çaresi yok muydu? Eğer varsa bu çare neydi? Hani Titrek Tavşan yuvasının bir odasında havuç yetiştiriyordu ya şimdi o odada havuç kalmamıştı. Çünkü havuçlar satılmıştı. Titrek Tavşan buradaki toprağı şöyle bir alt-üst etti. Havuç tohumu attı. Suladı. Artık iş zamana kalmıştı. Nasılsa zaman geçecekti. Elbet bir gün gelir bu havuçlar da olgunlaşırdı.

Titrek Tavşan bir sabah havuç yetiştirdiği odaya girince hayretler içinde kaldı. Gördüklerine inanamıyordu. Toprağın üstündeki olgun havuç yaprağıydı. Ama nasıl olurdu daha tohum atalı on gün bile olmamıştı. Bu kadar kısa sürede havuç yetişmesi olanaksızdı. Yaprak olgunlaşmıştı tamam da bakalım toprağın içinde havuç var mıydı? Orayı eşeledi burayı eşeledi. Aldı havucun birini dişledi aldı bir başka havucu daha dişledi tuttu bu iki havucu yedi bitirdi. Enfesti havuçlar tatlıydı. Titrek Tavşan bu havuçları da pazarda sattı. Memnundu yuvasına dönerken çünkü iyi kazanmıştı. Daha sonraki günler de birbirinin tıpatıp benzeri şekilde geçti. Titrek Tavşan havuçları pazarda satıyor ertesi gün yine oda havuç dolu oluyordu.

Bir akşamüstü Titrek Tavşan’ın kafası bu konuya takıldı. Nasıl oluyordu da tohum atmadığı halde toprakta havuç bitiyordu ve bu havuçlar bir gecede olgunlaşıyordu? Bu soruların bir açıklaması olmalıydı ve ne oluyorsa gece oluyordu. Demek ki geceleri bir şeyler dönüyordu havuç yetiştirdiği odada. Titrek Tavşan hemen kararını verdi. O gece odada sabaha kadar bekleyecek ve ne olup bittiğini anlayacaktı.

Akşam yemeğini yedikten sonra havuç yetiştirdiği odaya geçti. Kapıyı kapadı. Kapının yan tarafına koyduğu sandığın içine girdi. Sandığın tahtaları arasındaki deliklerden odanın her tarafı rahatça görünüyordu. Titrek Tavşan dikkatini tam karşıdaki pencereye verdi. Yerden oldukça yüksekte olan bu küçük pencere odanın havalandırılması için kullanılıyordu.

Vakit gece yarısı olmuştu. Aniden dışarıdan kanat sesleri duyuldu. Bir martı pencereden odaya girdi. Ayaklarının arasında küçük bir torba vardı. Martı bu torbadaki havuç tohumlarını toprağa serpiştirdi. İşini bitirdikten sonra pencereden uçup gitti. Zamana karşı şartlandırılmış tohumları toprak hemen kabul edecek ve her geçecek bir saatte bu tohumlar on gün geçirmiş olacaktı.

Titrek Tavşan vefakar martıyı hemen tanıdı. Bu martı birkaç ay önce yengeçlerin parçalamak istedikleri kanadı kırık yaralı martıydı. Demek ki Ziya Kaptan yaralı martıyı iyileştirmiş ve kurtarıcısının kim olduğunu söylemişti. Martının Titrek Tavşan’a can borcu vardı ve bu borcunu cana can katarak ödüyordu.

Titrek Tavşan birkaç gün sonra bir kamyonet satın aldı ve yetiştirdiği havuçları bu kamyonetle pazara götürmeye başladı. İki yavrusu da zamanla büyümüşler genç birer tavşan olmuşlardı. Onlar da babaları Titrek Tavşan’la birlikte pazara gidiyorlardı. Titrek Tavşan yol boyunca şu şarkıyı söylüyordu:

“ Benim adım Titrek Tavşan
Ben pazarda havuç satarım
İşte yanımda şimdi yavrularım
Ben onlarla gurur duyarım
Her gün pazara gideriz biz
Tavşanlara havuç satarız..”

Bazı günler kamyonetin peşi sıra bir martıyı uçarken görüyordu ve yavaşlıyordu. Az sonra kamyonetle martı bir hizaya geliyor ve martı ile Titrek Tavşan selamlaşıyordu. Daha sonra martı hızını arttırıyor ve ileri doğru uçup gidiyordu.

Titrek Tavşan ile martı böyle uzaktan uzağa bir birlikteliği uzun süre sürdürdüler. Fakat bir kez olsun bir araya gelip konuşamadılar. Bunun nedenini biz bilemeyiz. Belki de böylesi daha iyi oluyordu. Onlar gönüllerince mutluydular huzur doluydular. Onların mutluluğunu engellemek bize yakışık almaz.

  Alıntı Hızlı Cevap
Yeni Konu Aç Konuyu Cevapla

Etiketler
tavşan, titrek

Seçenekler Arama
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tabaktan tavşan Melek PARLAK FARKLI SANAT ETKİNLİKLERİ 3 02-22-2012 12:00 AM
TavŞan Yasemin ORDU TEKERLEME ETKİNLİKLERİ 4 01-08-2012 11:36 PM
Tilki İle Tavşan Masalları,Tilki Tavşan Hikayeleri,Tilki İle Tavşanın Arkadaşlığı Yasemin ORDU HİKAYE ETKİNLİKLERİ 0 10-28-2011 04:35 AM
Tavşan Yasemin ORDU TEKERLEME ETKİNLİKLERİ 0 10-28-2011 03:03 AM
Tavşan :) Gonca GÜL ARTIK MATERYAL ETKİNLİKLERİ 2 12-13-2010 08:03 PM

Forum Günün Sözü
Powered by vBulletin Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
Yazma yemeni modelleri - Havlu Kenarı Modelleri